Kemalistler.net Atatürk Türkiye Forum Portalı
Portal |
| ATATÜRK |
|
|
Mustafa Kemal Atatürk
|
| Kemalizm |
|
|
Tek Yol Kemalizm..
|
| Yeni Konular |
Kafkasyada Savaş! Rusya - Gürcistan Gerginliği...
gön. KemaLin_Askeri , Cum Ağu 22, 2008 3:23 am
İŞTE ERGENEKON İDDİANAMESİNİN TAM METNİ
gön. DENİZKOYDUMADIMI , Per Ağu 21, 2008 11:53 pm
En çok hangi içkiyi seversiniz?
gön. sabriye , Per Ağu 21, 2008 11:49 pm
ABDYLE PAZARLIK SÖZDE KÜRT DEVLETİNE GÖZ YUM PKKYI BİTİREYİM
gön. DENİZKOYDUMADIMI , Per Ağu 21, 2008 11:37 pm
Alın Size Şeriat!
gön. sabriye , Per Ağu 21, 2008 11:33 pm
Türkiyede'ki Marjinal "Sol" Vatan Hainleri?
gön. 6_altın_ok , Per Ağu 21, 2008 10:51 pm
HİZMETÇİLER, PAÇAVRALARI VE NET BİR TEŞHİS...
gön. horasan , Per Ağu 21, 2008 8:07 pm
Petrol'mü,Su'mu önemli?
gön. erti , Per Ağu 21, 2008 7:42 pm
Atatürk'ü Putin Anladı, Çin Anladı, Biz Anlayamadık
gön. horasan , Per Ağu 21, 2008 7:31 pm
ABD Boğaz'dan geçiş hakkı istiyor, İkinci tezkere krizi..
gön. Latent , Per Ağu 21, 2008 7:01 pm
Çankaya'nın İ.sitesinde Atatürk'ün plaklarını katlettiler!
gön. -kemal- , Per Ağu 21, 2008 6:12 pm
Bursa Nutku
gön. DENİZKOYDUMADIMI , Per Ağu 21, 2008 4:40 pm
"Özerk Sisteme Hazırlanıyoruz!"
gön. Kuvva01 , Per Ağu 21, 2008 4:06 pm
|
| İstatistik |
Toplam üye sayısı: 7315
Son kayıt olan: emrem
Toplam mesaj sayısı: 130740 |
| SÖZLÜKLER |
|
| Canlı Yayın |
|
|
|
Radyo Dinlemek için Logolora Tıklayın |
 |
| Kemalistler.net Atatürk Türkiye Forum Portalı - Yaşasın Tam Bağımsız ve Çağdaş Türkiye |
Biz Bu Ülkeyi Karşılıksız Sevdik.. BURADAN ÜYE OLUNUZ |
|
|
Tarih , Pzr Tem 20, 2008 9:03 pm gön. poyraz |
 |
Ordumuza Destek Olmalıyız!
Biz Kemalistlerin Türkiye Cumhuriyetinin kurucu gücü olan ordumuzun yanında yer alması, emperyalizmin uzunca bir süredir örtülü, son zamanlarda açık saldırılarına hedef olan TSK nın yanında olması tarihi bir görevdir.
Bu gün, Türkiye’nin içinde bulunduğu durum, karşı karşıya geldiğimiz güçlerin Türkiye’yi tasfiye projelerinin eşiğine getirdiği bir konumda, ülke için, Atatürk adına Kemalistler olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine destek olmak, ülkede Atatürk ilkeleri ve cumhuriyetin teminatı olan TSK’nın yanında yeralmak yükümlülüğündeyiz. Ayrıca, emperyalizmin ülkedeki Atatürkçü dinamiklerin demokrasiye olan bağlılığından yayarlanarak aldıkları yol ve gerçekleştirdikleri yapılanma bu desteğin ne denli hayati bir durum taşıdığını göstermektedir. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Çar Tem 02, 2008 1:24 pm gön. İhtilal |
 |
Uluslararası siyaset sistemi,küreselleşme merkezli yeni oluşumunun zeminine Abd’yi oturtmaktadır.Kapitalist çarkın devam etmesi bu devletin ve onların kıtalar üstü işbirlikçilerinin ekonomik-kültürel-toplumsal sömürgeci politikalarına bağlanmaktadır.
Ortadoğu bölgesi sermayenin üretime ve tekniğe uygalanmasıyla gelişen endüstrileşme sürecinin, petrol bağımlılığıyla 20.yüzyılın ikinci yarısından beri giderek önem kazanmaktadır.Bölge ülkeleri sömürgeci devletlerin doğrudan tehditi altında bulunmaktadır.Baş hedeflerden biride Doğu’nun bağımsızlık ateşinin sembolü,kurduğu ulus-devlet ile azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere tam bağımsızlık-çağdaşlaşma metodunun yol gösterici Türkiye Cumhuriyetidir.
Türkiye ve Ortadoğu bölgesi arasında ilişkilendirme ile yola çıkmanın sebebi; emperyalist öğelerin birinci öncelikli hedefleri olmasıdır.Emperyalizm Ortadoğu’ya bağımlıdır,onu tamamı ile ele geçirmek zorundadır.Bu yolda en büyük adım ise Türkiye’nin iç dinamikleri ile birlikte teslim alınmasıdır. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Sal Tem 01, 2008 9:40 am gön. -> didem <- |
 |
SİVAS KATLİAMI'NI UNUTMAYIN
Türk Milleti… Asırlarca varlığını sürdürmüş, dünyanın dört bir yanına nam salmış, her karış topraktan buram buram kültürler toplayarak, şanını zenginleştirmiş yüce millet.
Bünyesinde barındırdığı tüm farklı kültürler bir gökkuşağı ihtişamıyla gözleri, yürekleri doldururken, ülkemiz insanını tek, renksiz bir karanlığa çekmek isteyen, gericiliğin tutsağı olan zavallı zihniyetler, bu ihtişamı kaldıramayarak 2 Temmuz 1993 tarihinde, tek suçları laik ve çağdaş düşünmek, tek suçları farklı kültürler ve inanç yaklaşımlarıyla kültürümüzü zenginleştirmek olan Atatürk Devrimlerini benimsemiş çoğunluğu alevi laik kardeşlerimizi katletmişlerdir. Bu tarih irticanın bütün vahşetiyle gözler önüne serildiği ve örgütsel bir şiddet eylemine dönüştüğü tarihlerden birisidir. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Cmt Haz 21, 2008 9:08 pm gön. _NUTUK_ |
 |
Refaha ulaşmış Batı ülkelerinde eski cazibesini az çok kaybettiği iddia edilse bile, sosyalizm, Asya'da, Afrika'da, Güney Amerika'da, tek kurtuluş yolu olarak hızla gelişiyor. Hindistan, Küba, Mısır, Cezayir gibi, “sosyalistim" diyen memleketlerin sayısı günden güne çoğalıyor. Azgelişmiş ülkelerde sosyalizm, hürriyet ve demokrasi gibi, yeryüzünün en cazip kavramlarından biri haline geliyor. O kadar ki, toprak reformu ve bazı kamulaştırma hareketlerini durdurmak için Suriye'de kazan kaldıran toprak ağları ve sermayedarlar bile, "Biz de sosyalistiz!" demek zorunda kalıyor!
Memleketimizde ise sosyalizmi bir umacı şeklinde göstermek için bugüne kadar hiçbir çaba esirgenmemiş. Bir engizisyon havası yaratılmasına çalışılmış... En ağır baskı yollarına gidilmiş. Daha da gidilebilir.
Bu durum, hürriyet anlayışımızın ne kadar sahte ve riyakârane olduğunu ortaya koyuyor. Bununla beraber, Türkiye'de de bir sosyalist ortam hızla gelişiyor. Hiç değilse fikir alanında... Motor rolünü, bugün sosyalist düşünce oynuyor. Eski düzenin avukatları savunmada.
Sosyalizmin dünya çapındaki başarısı, sosyalist düşüncenin vuzuhtan uzaklaşmasına ve çeşitlenmesine yol açmıştır. Bizde de sosyalistim diyenler, bu kelimeye çok farklı manalar veriyorlar. Bu sebeple, sosyalizm konusunda fazla vuzuha kavuşmaya çalışmak faydalı olacaktır. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Per Haz 12, 2008 2:50 am gön. MAVİDERİNLİK |
 |
Bunun Adı Demokrasi..
Türkiye'de Cumhuriyet düşüncesi ve devrim bilincinin; "hurafe ve safsatalarla" bezeli teokratik, bağnaz ve hanedan egemenliğine dayalı bir zeminle yer değiştirmesi kolay olmamıştır. Kemalist ivme, evrensel nosyonlu ve etkin boyutlu devrimlerin alınyazısı olan; "halka karşın ama halk için" gerçeğini elbette yaşamıştır. Halkın; dirlik, esenlik ve kimliğini geliştirmeyi amaç edinen rejimlerin, geniş halk kitlelerine kendisini kabul ettirmesi tarihte daima zor olmuştur.Yüzyılların karanlığına bırakılmış saplantılarla iç içe girmiş halkların aydınlatılması için, çetin uğraşlar verilmiştir.
"Biz, bizi yutmak isteyen kapitalizme ve bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı meslek izleyenleriz" yaklaşımı Kemalizmin ideolojik duruşunu kaydetmektedir. "Tam Bağımsızlık" ve uluslararası ilişkilerde eşitlik ilkesi ise vazgeçilmez ulusal politikalardır. Kamu İktisadi Teşekkülleri, halkçı-devletçi tutumun sosyal yansımasıdır. 1936 tarihli İş Kanunu, emekçi saygınlığı içeren devrimdir. "Köylü efendidir" ilkesi ve uygulamalar ise çiftçiye verilen somut değeri ifade etmektedir. Köy Enstitüleri, eğitimin yaşamsal taraflı kurumsallığıdır. Kısacası tüm siyasal, sosyo-ekonomik ve kültürel politikalar; toplumcu özellikli ve yerinde işlerdir. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Cmt May 24, 2008 5:01 pm gön. _NUTUK_ |
 |
27 Mayıs
27 Mayıs'ı yapan şerefli subayların Parlâmento'da sistemli saldırılara uğradığı ve karşı devrim güçlerinin iktidarı tam olarak ele geçirme ve yerleşme çabasında bulunduğu bir ortamda, 27 Mayıs'tan bir iç ezikliği duymadan konuşmak kolay değil.”Bütün bunlar bir ihtilâle değer miydi?" diyen Tabii Senatör, bu hayal kırıklığını dile getirmektedir.
Aslında, 27 Mayıs başarıya ulaşmıştır. Şu anlamda ki, 1946-60 döneminde memleket aydınlarının, üniversitelerin ve ilerici sayılan siyasî teşekküller
yöneticilerinin '"Kurtuluş yolu" olarak gösterdikleri bütün tedbirleri, 27 Hareketi gerçekleştirmiştir.
1946-60 döneminin politik ve entellektüel mücadelesi, "nispî temsil, çift meclis. Anayasa Mahkemesi, adaletin bağımsızlığı, toplu sözleşme ve grev hakkı gibi konular etrafında dönmekteydi, 1961 Anayasası ile, bu taleplerin hepsini yerine getiren 27 Mayıs'ı başarıya ulaşmış saymak gerekir.
Bir başarısızlık varsa, bu, her şeyden önce, 27 Mayıs'ı yapan askerlerin değil, üniversite içi ve dışı aydınların ve Menderes'e karşı çıkan siyasî teşekküller yöneticilerinin başarısızlığıdır. Dışarıya tamamen bağımlı kılınmış ve Toprak Reformunu dahi gerçekleştirememiş geri sosyal yapılı bir toplumda, klâsik parlamenter sistemin, tutucu güçlerin egemenliğini sağlamaktan başka sonuç vermeyeceği görmezlikten gelinmiştir. Bu gerçek şimdi denemeyle ve yavaş yavaş anlaşılmaktadır. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Pzr May 18, 2008 2:43 pm gön. Kemalist Türkiye |
 |
Kaynağa Dönüş Doğan Avcıoğlu - 1962
Kuvayı Milliye Ruhu
Bugün içine düştüğümüz çıkmazdan çıkış yolları arayan gerçek Atatürkçüler, kurtuluş yolunu yine Atatürk'te bulacaklardır.
Bundan 42 yıl önce, belki de daha büyük bir çıkmazın içndeydik. Başta Atatürk olmak üzere, kurtuluş mücadelesi yapan devrimciler, bir taraftan düşmanla ölüm kalım savaşı yaparken, öbür taraftan da yarınki Türkiye'nin esaslarını çiziyorlardı.
Dr. Turhan Tokgöz o günleri ve o günlerin Millet Meclisini (YÖN, Sayı 24) şöyle anlatıyor:
''Milletvekilleri, Muallim Mektebinin salonunda yerlere serilmiş yataklarda yatarlar, aralarında kurdukları bir tabldottan 70 kuruşa yemeklerini yerlerdi. Milletvekillerinin yedikleri ile cephedeki askerin karavanası ve subayın yiyeceği arasında büyük farklar yoktur. Vekillerin maaşı 10 liradır. Orta Öğretim Müdürü de 80 lira maaş almaktadır. Meclis, senede iki gün tatil yapmış, bazen mum ışığı altında sabahlara kadar çalışmıştır. Top sesleri Ankara'dan duyulunca, Meclis Kayseri'ye taşınmayı reddetmiş, icabında cephede, çadır içinde faaliyetine devam etmeye karar vermiştir. Vekillerin sırtında ancak bir kat elbiseleri vardır. Bir yabancı misafir gelirse, aekadaşlardan hangisinin elbisesi yeni ise, onu sıra ile giyerek misafirin karşısına çıkmaktadırlar. Maarif Vekili, bir eşrafın oğlunu halk çocuklarına tercih ederek yatılı mektebe kaydettirdi, eşrafa iltimas etti diye kürsüde terler dökmüş ve istifaya mecbur edilmiştir. Zenginlerin az vergi verdiğini, fakirlerin haksız yere daha çok vergiye bağlandığını yazan bir gazeteyi kapattığı için Dahiliye Vekiline kürsüde tövbe ettirilmiş ve gazete yeniden intişara başlamıştır.'' ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Pzr May 04, 2008 11:56 am gön. DENİZKOYDUMADIMI |
 |

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün ölümünden 30 yıl ,ULUSAL KURTULUŞLARIN BAŞLADIĞI GÜN ve büyük zaferinden 46 yıl sonra , Deniz GEZMİŞ , arkadaşları 68 kuşağının 2.KURTULUŞ MÜCADELESİNİN DEVRİMCİLERİ , SAVAŞÇILARIDIR..
Gerçek yurtsever gençlerin o gün de farkında olduğu ve söylediği gibi TÜRKİYE CUMHURİYETİ tüm gücüyle ABD EMPERYALİMİZİNİN saldırganlığı ile karşı karşıya, yarı sömürgesi durumundaydı..DENİZLERİN MÜCADELESİ ve DENİZ GEZMİŞ'İN DEVRİM GAZETESİNE VERDİĞİ RÖPORTAJ bu gerçeği bize tüm açıklığı ile anlatmaktadır..
Bugün geldiğimiz nokta ise, EMPERYALİZM tüm dünyada 40 yıl öncesinden farklı olarak saldırganlığın da ötesinde , ulus devletlerin bütünlüğüne , bağımsızlığına SAVAŞ açarak, ÖZGÜRLÜK , İNSAN HAKLARI, DEMOKRASİ (!) adı altında ASKERLİ, ASKERSİZ büyük bir kuşatma içindedir.. Ülkemizin içinde bulunduğu Büyük Kuşatmada Sona Doğru adım adım geldiğimiz şu noktada bizlerin DENİZ GEZMİŞ ve arkadaşlarının mücadelesinin ne kadar DEVRİMCİ, KARARLI ve GÜÇLÜ olduğu EMPERYALİZM ve İŞBİRLİKÇİLERİNİN saklanamaz korkularından da belli değilmi..Ölülerinden bile korkuyor , bu büyük DEVRİMCİ GENÇLİK hareketinin halkta da TABAN bulmaya başlaması en büyük endişeleri ve kabuslarıydı..Bu nedenle henüz birer gencecik fidanken yok edilerek susturulmaya çalışılan gençlik , 1980 sonrası ise tamamen apolitik hale getirildi..Bu gerçekten yola çıkarak bulunduğumuz üniversitelerde, yaşamımızın tüm alanlarında örgütlenmemizin yaşamsal olduğunu bilmek zorundayız.. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Sal Nis 29, 2008 1:47 am gön. KemaLin_Askeri |
 |
1 MAYIS’IN ANLAMI VE ÖNEMİ
Sitemizi takip eden herkes bilecektir ki, bizler emek yanlısı tutum sergileyen insanlarız. Bu emek yanlısı tutumumuzun –sağdan ve soldan- saldırıya uğradığını da belirtmeden edemeyeceğiz. Mustafa Kemal’in emekçi halk yığınlarına hitap etmediğini iddia eden ve bu ortak paydada birleşenler için, Türkiye’de Kemalistler açısından 1 Mayıs’ın neler ifade ettiğini anlatmaya çalışacağız.
Tüm tarih incelendiğinde, hayatı sınıflar arasındaki mücadelenin belirlediği görülür. Bu sınıfsal çatışmaların temelinin ezen-ezilen ilişkisinin olduğunu da belirtmemiz gerekir. Böyle bir ortamda, Kemalistler sınıfsal bakmazlar, “1 Mayıs” Kemalistlerin bayramı değildir diyerek sağdan-soldan saldırıya uğramamız düşündürücüdür.
Emperyalizme ve kapitalizme karşı ulusal kurtuluşçu mücadele veren, sosyal nizamı emek hukukuna dayandıracağını söyleyen, sınıfsız toplum ülküsünü hedef olarak koyan Mustafa Kemal’in saldırıya uğraması karşısında vereceğimiz tepki dün olduğu gibi bu gün de bellidir. Bizler, 1 Mayıs’ı bu temelde inceleyecek ve sizlerle düşüncelerimizi paylaşacağız. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Pzr Nis 20, 2008 12:17 pm gön. horasan |
 |
ULUSAL KURTULUŞLARIN BAŞLADIĞI GÜN
Mehmet Ali Aybar - 1963
Ulusal bayramlarımızın en büyüğünü kutluyoruz. Yeni Türkiye Devleti 43 yıl önce bugün kuruldu. 23 Nisan’a “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” diyoruz. Biz, 23 Nisan’a “ULUSAL EGEMENLİK VE ULUSAL KURTULUŞLAR BAYRAMI” adı verilmesini isterdik.
Gerçekten de 23 Nisan 1920, ulusal sınırlarımızı aşan bir oluşun başlangıç tarihidir. TBMM Hükümeti’nin kuruluşu, sultani hükümet biçiminden, halk iradesine dayanan ulusal devlet ve hükümet biçimine bir geçiş, olağan bir iç politika olayı değildir. Ona bu gözle bakanlar, kurtuluş savaşımızın evrensel değerini kavramamışlardır. Kaldı ki, 23 Nisan’a bir iç mesele gözü ile bakılsa da, onu yalnız bir politik olay olarak değerlendirmek, gerçeklere aykırı düşer. Çünkü 23 Nisan, bir biçim değişikliği değil, bir öz değişikliğidir. 23 Nisan’ı hazırlayan olaylar hatırlanırsa, bunun halktan gelen, aşağıdan yukarı bir hareket olduğu ve tarihimizde ilk defa yurtsever aydınlarla halkın el ele verdiği ortaya çıkar. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Cum Mar 28, 2008 9:52 pm gön. Türk Solu |
 |
İSLAM DÜŞMANI MIYIZ?
Kemalistlerin laiklik konusundaki sarsılmaz kararlı duruşu sağdan "sola" pek çok çevreyi rahatsız etmiştir. 1950'den bu yana oluşturulan ve kemalizmle bağdaşmadığı gibi bugün kemalizmin en büyük düşmanı olarak karşımıza çıkan düzen, bugüne kadar laikliğin içini boşalttı. Biz bu düzenin ve bu düzenin tamamlayıcısı işlevini gören sahte laikliğin karşısında, Atatürk'ün laikliğinin tarafındayız. Bugün biz herhangi birşeye, herhangi bir inanç biçimine ve özel bir dine düşmanlık iddiasıyla değil, laikliği doğru tanımlamak, benimsemek ve toplumca da benimsenmesini sağlamak iddiasıyla ortaya çıkıyoruz. Bizim düşmanlığımız kemalizmin düşmanlığına kaynaklık eden siyaset ve anlayışadır.
Mevcut karşı devrim düzeni, laikliği dinin himayesine mahkum ederek dini kuralların çerçevesinde sığ bir laiklik anlayışı inşa etti. Özellike 12 Eylül, Özal ve Tayyip bu anlayışın gelişimine ivme kazandırdı. Sözde laik olan devletin okullarından mezun olanlar "evrim teorisi çürütülmüştür, geçerli teori yaratılış teorisidir" gibi bilimsel olmayan yaklaşımları bilimsel (ve aynı zamanda ilahi) kanun olarak kabul etti. Bilim, dinin doğrulayıcısı olarak algılandı. Yine sözde laik olan devlettte İslam dininin muhafazakar ve mukadesatçı genel kabul görmüş sünni yorumu ilköğretim okullarında zorunlu olarak öğrencilere okutuldu ve diğer İslami yorumlar, diğer din, mezhep ve inançlar devletin okullarında aşağılandı. Bazen bu derslerde, kuran kurslarında, kimi tarikat yapılanmalarında dini hurafeler hakikatmiş gibi gencecik beyinlerin karartılmasında kullanıldı. Din, Atatürk düşmanlığının silahı olarak ortaya çıktı. Elbette bu karanlığın başındakiler, dinin gerekçesi olarak sunulan "insanları bu dünya ve var olduğu sanılan ahirette mutlu etmek" amacını gütmüyorlardı.
Din-tarikat eksenli oluşumların başındakiler çoğu zaman dini kendi şahsi çıkarları için kullandılar. Siyasetin ve ticaretin din ile kutsanması, din ile oluşturulması, haksızca kazanılan paranın ve akıtılan kanların dinin kutsallığıyla yıkanması oligarkların kendi iktidarlarını kurmak ve sürdürmek için vazgeçemeyeceği bir yoldur. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Per Mar 20, 2008 12:38 am gön. poyraz |
 |
Büyük Kuşatmada Sona Doğru
Emperyalizmin yüz yılı aşkın süredir, Türk ulusunu yok etmeye yönelik projeleri, AKEPE iktidarı ile sona yaklaşır bir durum almıştır. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sonrası Kemalist ilkeler üzerinde yükselttiği Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizmin soğuk savaş sürecinde, ülkenin kilit noktalarına yerleştirdiği işbirlikçiler hainler vasıtasıyla başlattığı kuşatma, soğuk savaşın sona ermesinden sonra, Dünya dengelerinin emperyalizmin lehine ağırlık kazanmasıyla birlikte açıkça uygulanmaya konmuş ve süratle hedeflerine doğru gelişme göstermiştir.
Bu kuşatmanın hedeflerinin ne olduğuyla ilgili, LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ ve KEMALİZMİN İLKELERİNE gönülden bağlı aydınlarımızın hayatları pahasına , yıllardır yaptıkları çalışmalarla ortaya konmuştur. Emperyalizmin örtülü kuşatmasını deşifre etmek karar ve cesaretini gösteren, başta Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Turan Dursun, Muammer Aksoy, Necip Hablemitoğlu gibi aydınlarımız olmak üzere, adını sayamadığımız nice şehitler verilmiştir. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
 |
| Kimler Çevrimiçi |
|
Toplam 14 kullanıcı çevrimiçi :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 14 Misafir
Yok
[ Tüm Liste ]
İzlenme Rekoru: 269 kullanıcı Cum Nis 11, 2008 5:13 am tarihinde. |
| Atatürkçü Bazı Yazarlar |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
| Kamâl ATATÜRK |
Ulu Önder Buyuruyor Ki
|
|
|
|
Takvim
|
|
|
|
|
| Yaklaşan Olaylar: |
| Yok |
|
| |