Mustafa Suphi’yi kim öldürdü?

Mustafa Suphi’yi kim öldürdü?

0

suphiyikimoldurdu

M. Recep Erçin

91 yılı geride bırakırken içimizde yer etmiş bir acıdır Mustafa Suphi olayı. Hızlı solcularımızın ve tabi zamanın Menşevik takımının iddia ettiği üzere Ankara’nın göz yummasıyla ittihatçılarca katledilmişlerdir. Öyle mi değil mi tartışacağız. İttihatçıların Mustafa Kemal’i bile ortadan kaldırma çabaları eski bir saplantının süre gelmesi değil midir zaten. Yok, hayır İttihatçıları günah keçisi ilan etmiyorum. Tarihi yargılamak işimiz değil.

Mustafa Suphi olayında Süleyman Sami’nin rolü belirleyicidir. Mustafa Suphi’nin Bakü’deki İttihatçı ağırlıklı komünist partiyi tasfiye edip yerine kendi teşkilatını getirmesi, her ne kadar Süleyman Sami ile mesaileri devam etse de İttihatçı çevrelerde hoş görülmemiş olmalıdır. Zaten Mustafa Suphi adına Ankara’ya gelip Kemal Paşa ile görüşen de o değil midir?

Mehmet Perinçek’in Atatürk’ün Sovyetlerle Görüşmeleri adlı eserinde yer alan belgede ‘Mustafa Kemal Paşa ile Görüşme’ başlığı altında bu görüşmeye dair zabıtlar yer almaktadır. Raporu Mustafa Suphi Stalin’e yazmıştır. Bakınız ne diyor;

‘Kemal Paşa, Müdafaa-i Hukuk derneklerinin ve bunların seçmiş olduğu Büyük Millet Meclisi’nin Sovyet sistemi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

—Dışarıdan gelen teşkilatçı kişilere hiç ihtiyaç yoktur. Sizin en yetkili organınız ile bizim aramızdaki ilişkileri, yalnız Büyük Millet Meclisi sağlayabilir.’ (1)

Yeterince açık değil mi? Mustafa Kemal Paşa Meclis dışında özel bir hukuka yol vermiyor ve özellikle dışarıdan işimize karışmayın uyarısında bulunuyor.

Süleyman Sami’nin rolüne dair çok önemli emarelerden biri de Mustafa Kemal adına Mustafa Suphi’ye davet mektupları ile gitmesidir, oysa işin rengi başkadır.

Mustafa Kemal’in Suphi hakkındaki düşüncesi

Mustafa Kemal Paşa 22 Ocak 1921 tarihli meclis gizli oturumunda Süleyman Sami görüşmesine ve Mustafa Suphi’ye yazdığı mektuba dair şunları söylüyor:

‘(Mustafa Suphi) Benim nezdime özel adam göndermiştir. Hakikaten Eskişehir’de bulunduğum sırada Mustafa Suphi’nin ve daha bir adamının (Mehmet Emin – M.P.) imzasıyla bir belgeyi ve bir mektubu hamilen bir zat (Süleyman Sami –M.P.) benimle buluştu. (…) Hiçbir vakitte merkezi hariçte bulunan bir teşkilatla işbirliği yapamayız. Biz kendi kendimizi sevk ve idareye çalışırız. Bu memlekette çalışmak isteyenler, hakiki olarak çalışmak isteyenler memleketin içinde bulunurlar ve memleketin hakiki kaynaklarına, kitlelerine dayanırlar. Onun için Mustafa Suphi’ye ceza yapamazsınız efendim.’(2)

Mustafa Kemal’in dış politikası şüphesiz Sovyet Rusya dostluğu üzerineydi. Ancak onun bağımsızlık çizgisi milli sınırlar içerisinde BMM’den başka bir iradeyi hoş görmeyecek kadar hassastı. Nitekim Komünist Parti’de bunu kavramış bu hassasiyeti gözeten bir siyaset izlemiştir.

Mustafa Suphi ve arkadaşlarının feci sonunun nedenine dair gene Mehmet Perinçek’in kitabında yer alan Rasih Nuri İleri’nin değerlendirmeleri ufuk açıcıdır.

…’Kendisine tutanakları verdiğim zaman ( Mustafa Suphi mektubu ve Süleyman Sami görüşmesi tutanakları – R.E.) Rasih Nuri İleri ağabey görüşmeyle mektup arasındaki şu farka dikkat çekmişti:

”Bu görüşmede önemli olan ve Mustafa Suphi’ye yazılan mektupta yer almayan, Mustafa Kemal’in BMM dışında örgütlenme olmayacağını bildirmesidir. Mustafa Kemal, TKP’nin meseleleri konuşmak üzere Ankara’ya bir temsilci yollamasını istiyor. Mustafa Suphi’nin sonuna sebep olan çelişki de burada. Mustafa Kemal, teşkilatlanmayın demesine rağmen, Mustafa Suphi kalabalık olarak geliyor.” … (3)

Süleyman Sami’nin rolünü anlamak bakımından Rasih Nuri İleri’nin ‘Atatürk, Mustafa Suphi ve Gerçek Tarih’ makalesinde yer alan değerlendirmeleri dikkatinize sunuyorum:

”Mustafa Kemal’in Mustafa Suphileri Ankara’ya davet etmesi hakkındaki iddia da Süleyman Sami’ye dayanmaktadır, Kendisi Mustafa Kemal’in mektubuyla Bakü’ye döndüğünde bu davet mektubu iddiasında bulunmuş ve böylece Mustafa Suphilerin grup halinde Türkiye’ye dönüşünde önemli bir rol oynamıştır. Hatta 15 yoldaşın ölümüne neden olan Süleyman Sami’nin bu uyduruk davet tuzağı olduğu ciddi olarak düşünülebilir.

Ayrıca Süleyman Sami Türkiye’ye geldiğinde mektubunu getirdiği Mustafa Suphi’nin adeta bir Sovyet ajanı olduğunu ilgili makamlara ihbar etmiştir ve de Mehmed Emin gibi 15′lere katılmayıp Erzurum ve Kars’ta kalarak canını kurtarmıştır. Ne gariptir ki, aynı kişi Enver Paşa’nın da katılmasına ve ölümüne sebep olmuştur. Bilindiği gibi Mustafa Suphi yoldaş Atatürk’ün bu kesin talimatına karşı yoldaşlanyla birlikte Türkiye’ye gelmiş, bir hayli zaman Karabekir’in kurtardığı Kars’ta kalmış ve bütün memleketle örgütsel temasını sürdürmüştür. Ankara’ya kabul edilmemesinin ve Erzurum’dan Trabzon’a yollanmasının önemli bir nedeni budur.”

Suphilerin katledilmesine dair Mustafa Kemal’e atfedilen ithamların sığlığı ortadadır. Mustafa Suphi ve arkadaşlarının Ankara’ya intikal edecekleri sıralarda Çerkez Ethem olayının patlak vermesi Ankara’nın bu olaya yoğunlaşmasını sağlamıştır.

Katledenler Sovyet elçiliğini de yaktı

Sovyetlerin önemli bir temsilcisi olan Mustafa Suphi’nin öldürülmesi olayına bütün bunlardan farklı bir pencereden bakmakta yarar görmekteyim. Bir takım kimseler tarafından ( bunlar içerisinde sonradan Sovyet Elçiliği’nin yakılması olayına karışan gerici mebuslar vardır) Mustafa Suphi ve yoldaşlarının Anadolu’da bulundukları sırada halkı galeyana getirip aleyhlerinde propaganda yapılmasını sağlamaları göz ardı edilmemelidir. Türk ve Sovyet dostluğunu bozmak için çabalayan emperyalist güçlerin içerideki iş görenleri vasıtasıyla Mustafa Suphi suikastını tertiplemiş olmaları hiç de uzak bir ihtimal değildir. Anadolu içerisinde Mustafa Kemal’e muhalefet edebilecek kuvvete sahip olmayan Mustafa Suphi’nin, Mustafa Kemal Paşa tarafından hem de Çerkez Ethem olayı patlak vermişken ve Sovyetlerle ilişkilerimizi bozabilecek talihsizlikte bir işe kalkıp, birinci tehdit sırasına konulup öldürülmesi inandırıcı değildir. Bizdeki gerici akımların arkasında nedense hep bir İngiltere parmağı vardır şimdilik elimizde kanıt yok ama neden olmasın!

Kemalistler.net

1-Mehmet Perinçek Atatürk’ün Sovyetlerle Görüşmeleri sayfa 249–250

2-age. sayfa 58

3- age. sayfa 57–58

 

YORUM YOK

Yorum yap


− üç = 5