Kemalistler.net Atatürk Türkiye Forum Portalı
Portal |
| ATATÜRK |
|
|
Mustafa Kemal Atatürk
|
| Kemalizm |
|
|
Tek Yol Kemalizm..
|
| Yeni Konular |
TÜRKİYENİNİN KUKLA DEVLETİ TANIMASI SON AŞAMAYA GELDİ
gön. KEMALİST NEFER , Pts May 12, 2008 3:51 pm
KANALTÜRK FETULLAHIN EN YAKIN ADAMINA SATILDI
gön. KEMALİST NEFER , Pts May 12, 2008 2:47 pm
81'inde bir Filozof Lider..Fidel dünyaya ışık tutuyor..
gön. gizem , Pts May 12, 2008 1:40 pm
OSMAN KÖKSAL
gön. horasan , Pts May 12, 2008 11:03 am
AKPDE ABD-ÜLLATİF CHENER ÜZERİNDEN YENİ MANEVRALAR,PLANLAR
gön. KEMALİST NEFER , Pts May 12, 2008 10:37 am
KRALİÇENİN TÜRKİYEYE GELİŞ AMACI VE KURULAN BÜYÜK TUZAK
gön. KEMALİST NEFER , Pts May 12, 2008 9:59 am
Karşı Devrimin getirdikleri ve Deniz olma zorunluluğu...
gön. DENİZKOYDUMADIMI , Pts May 12, 2008 2:20 am
Zengin-yoksul uçurumu büyüyor
gön. MAVİDERİNLİK , Pts May 12, 2008 2:05 am
Akp' nin sigara yasağındaki sinsi planı
gön. DENİZKOYDUMADIMI , Pts May 12, 2008 1:33 am
Şehit Haberleri
gön. özgürruh , Pzr May 11, 2008 11:53 pm
TSK'NIN MİLLETE VERDİĞİ SÖZ
gön. rıdvan_14 , Pzr May 11, 2008 9:57 pm
RTEYİ İKTİDARA TAŞIYAN ADAM VATANSEVERLERE KİN KUSTU
gön. DENİZKOYDUMADIMI , Pzr May 11, 2008 8:28 pm
Adnan Oktar'a Üç Yıl Hapis
gön. İnternetkafesiyasetcisi , Pzr May 11, 2008 5:55 pm
|
| SÖZLÜKLER |
|
| Canlı Yayın |
|
|
|
Radyo Dinlemek için Logolora Tıklayın |
 |
| Kemalistler.net Atatürk Türkiye Forum Portalı - Yaşasın Tam Bağımsız ve Çağdaş Türkiye |
Biz Bu Ülkeyi Karşılıksız Sevdik.. BURADAN ÜYE OLUNUZ |
|
|
Tarih , Pzr May 04, 2008 11:56 am gön. DENİZKOYDUMADIMI |
 |

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün ölümünden 30 yıl ,ULUSAL KURTULUŞLARIN BAŞLADIĞI GÜN ve büyük zaferinden 46 yıl sonra , Deniz GEZMİŞ , arkadaşları 68 kuşağının 2.KURTULUŞ MÜCADELESİNİN DEVRİMCİLERİ , SAVAŞÇILARIDIR..
Gerçek yurtsever gençlerin o gün de farkında olduğu ve söylediği gibi TÜRKİYE CUMHURİYETİ tüm gücüyle ABD EMPERYALİMİZİNİN saldırganlığı ile karşı karşıya, yarı sömürgesi durumundaydı..DENİZLERİN MÜCADELESİ ve DENİZ GEZMİŞ'İN DEVRİM GAZETESİNE VERDİĞİ RÖPORTAJ bu gerçeği bize tüm açıklığı ile anlatmaktadır..
Bugün geldiğimiz nokta ise, EMPERYALİZM tüm dünyada 40 yıl öncesinden farklı olarak saldırganlığın da ötesinde , ulus devletlerin bütünlüğüne , bağımsızlığına SAVAŞ açarak, ÖZGÜRLÜK , İNSAN HAKLARI, DEMOKRASİ (!) adı altında ASKERLİ, ASKERSİZ büyük bir kuşatma içindedir.. Ülkemizin içinde bulunduğu Büyük Kuşatmada Sona Doğru adım adım geldiğimiz şu noktada bizlerin DENİZ GEZMİŞ ve arkadaşlarının mücadelesinin ne kadar DEVRİMCİ, KARARLI ve GÜÇLÜ olduğu EMPERYALİZM ve İŞBİRLİKÇİLERİNİN saklanamaz korkularından da belli değilmi..Ölülerinden bile korkuyor , bu büyük DEVRİMCİ GENÇLİK hareketinin halkta da TABAN bulmaya başlaması en büyük endişeleri ve kabuslarıydı..Bu nedenle henüz birer gencecik fidanken yok edilerek susturulmaya çalışılan gençlik , 1980 sonrası ise tamamen apolitik hale getirildi..Bu gerçekten yola çıkarak bulunduğumuz üniversitelerde, yaşamımızın tüm alanlarında örgütlenmemizin yaşamsal olduğunu bilmek zorundayız.. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Sal Nis 29, 2008 1:47 am gön. KemaLin_Askeri |
 |
1 MAYIS’IN ANLAMI VE ÖNEMİ
Sitemizi takip eden herkes bilecektir ki, bizler emek yanlısı tutum sergileyen insanlarız. Bu emek yanlısı tutumumuzun –sağdan ve soldan- saldırıya uğradığını da belirtmeden edemeyeceğiz. Mustafa Kemal’in emekçi halk yığınlarına hitap etmediğini iddia eden ve bu ortak paydada birleşenler için, Türkiye’de Kemalistler açısından 1 Mayıs’ın neler ifade ettiğini anlatmaya çalışacağız.
Tüm tarih incelendiğinde, hayatı sınıflar arasındaki mücadelenin belirlediği görülür. Bu sınıfsal çatışmaların temelinin ezen-ezilen ilişkisinin olduğunu da belirtmemiz gerekir. Böyle bir ortamda, Kemalistler sınıfsal bakmazlar, “1 Mayıs” Kemalistlerin bayramı değildir diyerek sağdan-soldan saldırıya uğramamız düşündürücüdür.
Emperyalizme ve kapitalizme karşı ulusal kurtuluşçu mücadele veren, sosyal nizamı emek hukukuna dayandıracağını söyleyen, sınıfsız toplum ülküsünü hedef olarak koyan Mustafa Kemal’in saldırıya uğraması karşısında vereceğimiz tepki dün olduğu gibi bu gün de bellidir. Bizler, 1 Mayıs’ı bu temelde inceleyecek ve sizlerle düşüncelerimizi paylaşacağız. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Pzr Nis 20, 2008 12:17 pm gön. horasan |
 |
ULUSAL KURTULUŞLARIN BAŞLADIĞI GÜN
Mehmet Ali Aybar - 1963
Ulusal bayramlarımızın en büyüğünü kutluyoruz. Yeni Türkiye Devleti 43 yıl önce bugün kuruldu. 23 Nisan’a “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” diyoruz. Biz, 23 Nisan’a “ULUSAL EGEMENLİK VE ULUSAL KURTULUŞLAR BAYRAMI” adı verilmesini isterdik.
Gerçekten de 23 Nisan 1920, ulusal sınırlarımızı aşan bir oluşun başlangıç tarihidir. TBMM Hükümeti’nin kuruluşu, sultani hükümet biçiminden, halk iradesine dayanan ulusal devlet ve hükümet biçimine bir geçiş, olağan bir iç politika olayı değildir. Ona bu gözle bakanlar, kurtuluş savaşımızın evrensel değerini kavramamışlardır. Kaldı ki, 23 Nisan’a bir iç mesele gözü ile bakılsa da, onu yalnız bir politik olay olarak değerlendirmek, gerçeklere aykırı düşer. Çünkü 23 Nisan, bir biçim değişikliği değil, bir öz değişikliğidir. 23 Nisan’ı hazırlayan olaylar hatırlanırsa, bunun halktan gelen, aşağıdan yukarı bir hareket olduğu ve tarihimizde ilk defa yurtsever aydınlarla halkın el ele verdiği ortaya çıkar. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Cum Mar 28, 2008 9:52 pm gön. Türk Solu |
 |
İSLAM DÜŞMANI MIYIZ?
Kemalistlerin laiklik konusundaki sarsılmaz kararlı duruşu sağdan "sola" pek çok çevreyi rahatsız etmiştir. 1950'den bu yana oluşturulan ve kemalizmle bağdaşmadığı gibi bugün kemalizmin en büyük düşmanı olarak karşımıza çıkan düzen, bugüne kadar laikliğin içini boşalttı. Biz bu düzenin ve bu düzenin tamamlayıcısı işlevini gören sahte laikliğin karşısında, Atatürk'ün laikliğinin tarafındayız. Bugün biz herhangi birşeye, herhangi bir inanç biçimine ve özel bir dine düşmanlık iddiasıyla değil, laikliği doğru tanımlamak, benimsemek ve toplumca da benimsenmesini sağlamak iddiasıyla ortaya çıkıyoruz. Bizim düşmanlığımız kemalizmin düşmanlığına kaynaklık eden siyaset ve anlayışadır.
Mevcut karşı devrim düzeni, laikliği dinin himayesine mahkum ederek dini kuralların çerçevesinde sığ bir laiklik anlayışı inşa etti. Özellike 12 Eylül, Özal ve Tayyip bu anlayışın gelişimine ivme kazandırdı. Sözde laik olan devletin okullarından mezun olanlar "evrim teorisi çürütülmüştür, geçerli teori yaratılış teorisidir" gibi bilimsel olmayan yaklaşımları bilimsel (ve aynı zamanda ilahi) kanun olarak kabul etti. Bilim, dinin doğrulayıcısı olarak algılandı. Yine sözde laik olan devlettte İslam dininin muhafazakar ve mukadesatçı genel kabul görmüş sünni yorumu ilköğretim okullarında zorunlu olarak öğrencilere okutuldu ve diğer İslami yorumlar, diğer din, mezhep ve inançlar devletin okullarında aşağılandı. Bazen bu derslerde, kuran kurslarında, kimi tarikat yapılanmalarında dini hurafeler hakikatmiş gibi gencecik beyinlerin karartılmasında kullanıldı. Din, Atatürk düşmanlığının silahı olarak ortaya çıktı. Elbette bu karanlığın başındakiler, dinin gerekçesi olarak sunulan "insanları bu dünya ve var olduğu sanılan ahirette mutlu etmek" amacını gütmüyorlardı.
Din-tarikat eksenli oluşumların başındakiler çoğu zaman dini kendi şahsi çıkarları için kullandılar. Siyasetin ve ticaretin din ile kutsanması, din ile oluşturulması, haksızca kazanılan paranın ve akıtılan kanların dinin kutsallığıyla yıkanması oligarkların kendi iktidarlarını kurmak ve sürdürmek için vazgeçemeyeceği bir yoldur. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Per Mar 20, 2008 12:38 am gön. poyraz |
 |
Büyük Kuşatmada Sona Doğru
Emperyalizmin yüz yılı aşkın süredir, Türk ulusunu yok etmeye yönelik projeleri, AKEPE iktidarı ile sona yaklaşır bir durum almıştır. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sonrası Kemalist ilkeler üzerinde yükselttiği Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizmin soğuk savaş sürecinde, ülkenin kilit noktalarına yerleştirdiği işbirlikçiler hainler vasıtasıyla başlattığı kuşatma, soğuk savaşın sona ermesinden sonra, Dünya dengelerinin emperyalizmin lehine ağırlık kazanmasıyla birlikte açıkça uygulanmaya konmuş ve süratle hedeflerine doğru gelişme göstermiştir.
Bu kuşatmanın hedeflerinin ne olduğuyla ilgili, LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ ve KEMALİZMİN İLKELERİNE gönülden bağlı aydınlarımızın hayatları pahasına , yıllardır yaptıkları çalışmalarla ortaya konmuştur. Emperyalizmin örtülü kuşatmasını deşifre etmek karar ve cesaretini gösteren, başta Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Turan Dursun, Muammer Aksoy, Necip Hablemitoğlu gibi aydınlarımız olmak üzere, adını sayamadığımız nice şehitler verilmiştir. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Cum Mar 14, 2008 12:51 am gön. DENİZKOYDUMADIMI |
 |
İHANETİN ANATOMİSİ
(EMPERYALİZM, AKP VE TÜRK GENÇLİĞİNE DÜŞEN GÖREV )
Türkiye Cumhuriyeti, 65 yıldır işbirlikçi sağ ve dinci iktidarlar tarafından yönetilmesinin neticesinde ekonomik, sosyolojik ve siyasal anlamda dışa bağımlı hale dönüştürülerek ulusal politikalar güdemeyen basiretsiz bir yarı sömürge görünümüne sokulmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin hiçbir döneminde AKP iktidarındaki kadar şahsiyetsiz, teslimiyetçi, gayri ulusal ve çıkarcı bir anlayışla yönetilmemiştir AKP’nin bu anlayışı artık ihanet sınırlarına dayanmıştır. Ulusal politika kaygısı duymayan AKP iktidarının TBMM’den geçmemesi gereken yasaları geçirmesi; ulusal çıkarlarımızla bağdaşmayan uygulamaları, Demokrasi havarisi kesilerek Demokrasi ile taban tabana zıt uzlaşmaz bir tutum sergilemesi, Kemalist Cumhuriyete ve kurumlarına karşı başlattığı savaş, Mütâreke basınından Ali Kemal’leri aratmayacak yerli işbirlikçilerin güdümündeki kitle iletişim araçlarının çıkar amaçlı güdüleme etkinlikleri, Türkiye’nin içeriden kuşatılmışlığının habercisidir. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Çar Şub 20, 2008 11:56 pm gön. Bâtın |
 |
"Derin Devlet" son yılların meşhur söylemlerinden birisi haline geldi. Olur olmaz yerde, olur olmaz şekilde ve her zaman farklı anlamlara gelecek şekilde her önüne gelenin kullanmayı bir halt zannettiği bu iki sözcüğün devri şimdilik kapanmıştır. Herkes farklı anlamlarda kullanmış olabilir, derin devletin normalde ifade ettiği şey eski Türk Devletlerinden bu yana devletin, vatanın ve milletin varlığı, birliği ve sonsuza kadar yaşaması için oluşturulan gizli örgütlenmedir. Teşkilat-ı Mahsusadan bu yana Türkiye Cumhuriyetinde resmi ve meşru olmakla birlikte şeffaf yasalara ve günlük siyasetin oluşturduğu hukuğa göre legal olmayan bu oluşum, Türkiye Cumhuriyeti'nin gizli milli güvenlik anayasasına göre legaldir. Bugüne kadar öyleydi. Kimilerinin ikinci cumhuriyet ve yeni osmanlı devri olarak adlandırdığı Abdullah Gül'ün Çankaya Mühürdarı olarak Cumhurbaşkanlığı makamına geçmesiyle birlikte resmiyetten yoksunlaşan bu oluşumun ondan sonraki süreçteki bazı gelişmelerle birlikte tamamen tasfiye edilmesi için üst güvenlik makamlarınca düğmeye basıldığı bir hakikattir. Cumhuriyetin gizli savunma mekanizmaları lağvedilmiştir. ABD ile yapılan gizli görüşme ve anlaşmaların Cumhuriyetin Silahlı Bekçisi konumundaki bazı kişilerce de kabul edilmesi ve hükümet tarafından uygulamaya sokulmasıyla bu tablo ortaya çıkmıştır. Son günlerde gündemi bihayli meşgul eden Ergenokon Operasyonunun düşünen zihinlere algılattığı şey derin devletin temsili cenaze merasimidir, türban da derin devletin kefeni olarak kullanılmaktadır. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Cmt Şub 02, 2008 3:45 pm gön. İhtilal |
 |
Aydınım ‘’Türk’’ olsun
Toplumlar ‘’üretici’’ karakterine sahip olabildikleri ölçüde yaşarlar.Üretimin altyapısal tabanını ise ‘’fikirler’’ alır.Fikir üreticileri toplumun atardamarıdır.Üretilen fikirlerin milli,çağdaş,laik ve halkçı kültür bileşimine dayanması ve ulusal çıkarlar doğrultusunda gelişmesi toplum için yegane ‘’var olma’’ koşuludur.Bu koşulu oluşturan kuşkusuz yüreği ‘’milli hassasiyet’’ ve toplum ile atan aydınlardır.Aydınlar ki bir milleti ulusal ve çağdaş bir düzene sokar veya karanlık bir kuyuya hapseder.
Bunu en çarpıcı anlatan söz sanırım aşağıda yazılı olandır:
‘’Aydınları susmuş bir millet sevenleri toprak olmuş çocuğa benzer zaman ona ona kan damlayan dişlerini gösterir’’
Türkiyede Aydınlar
Üzerinde paylaşım kavgası yapılan,sömürgeleşmiş bir toplumun,ulusça kenetlenerek milli kurtuluş savaşının açtığı yoldan yeniden bağımsızlaşması ve aydınlanması o toplumun ruhunu oluşturur.Ruh her şeydir.Ruh olmadan beden yaşayamaz.İşte Türk Ulusu böyle şanlı bir Ruh üzerinde vücut bulmuştur.Türk Aydını bu ruhu yaşatmak yolunda kararlı ve dik bir duruş sergilemek zorundadır.Zira emperyalizme karşı ilk ulusal nitelikte bağımsızlık mücadelesini veren bir milletin Aydını olmak ‘’yürek ve akıl’’ ister aynı zamanda bu yükü kaldırabilene büyük bir gurur verir. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Pzr Oca 20, 2008 10:30 pm gön. KEMALİST NEFER |
 |
(Cumhuriyet, 29 Ekim 1979, O Eski Türkü...) Uğur Mumcu Diyor Ki:
Sen ülkeni okyanus ötesi devletlerin öncü karakolu yapıp, sınırlarını Amerikan üsleriyle donat; sen ülke ekonomisini, uluslararası tekellerin ahtapot kollarına teslim et; sen kardeşi kardeşe vurdurtmak için gizli çeteler kur; sonra kalk, utanmadan ve sıkılmadan "Ata’m izindeyiz; Cumhuriyet'i koruyoruz" diye siyaset dolandırıcılığı yap!..
"Elsiz ayaksız bir yeşil yılan / Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal / Hani bir vakitler Kubilay’ı kestiler / Sen buyurdun kesenleri astılar / Sen uyudun asılanlar dirildi / Mustafa’m, Mustafa Kemal’im...."
Cumhuriyet’in temelini elsiz ayaksız yeşil yılanlar kemiriyor; devletimiz NATO generallerinin emrinde, ülkemiz IMF’lerin ipoteğinde!.. Uyan Gazi Kemal uyan!..
...
Devletin devlete, insanın insana kulluğunu yok etmek için uyan, uyan Gazi Kemal!.."
Uğur MUMCU-1979-Cumhuriyet ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Cum Arl 22, 2006 10:22 am gön. Latent |
 |
Menemen olayını unutmayın!
ADI Mustafa Fehmi Kubilay. Baba adı Hüseyin, ana adı Zeynep.
Giritli bir ailenin çocuğu. 1906 doğumlu. Kubilay bir öğretmen. Cumhuriyet öğretmeni. 1930 yılında İzmir’in Menemen İlçesi’nde askerlik görevini yapıyor. O sırada 24 yaşında.
23 Aralık 1930 sabahı, bundan tam 76 yıl önce, Menemen’de tuhaf bir şeyler oluyor. Sabahın erken saatlerinde dördü silahlı altı kişi belediye meydanında tekbir getirerek gezinmeye başlıyor. Hepsi çember sakallı. Başlarında sarık, sırtlarında cüppe var.
Ortalıkta dolanan altı kişi, "Biz şeriat ordusuyuz" deyip Müftü Camii’ne giriyorlar. Elebaşıları olan Derviş Mehmet camide namaz kılanlara kendini "mehdi" olarak tanıtıyor ve dini korumaya geldiklerini söylüyor. Arkalarında 70 bin kişilik Halife ordusu olduğunu, öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini tebliğ ediyor!
Derviş Mehmet isimli sapık ve arkasındaki yobazlar, camideki yeşil bayrağı alıp uzun bir sopaya takıyorlar. Yoldan geçen birine meydanda bir çukur kazdırıp bayrağı oraya dikiyorlar. Yobazlar bayrağın çevresinde dönmeye, tekbir getirmeye, zikretmeye başlıyorlar... Ve bağırıyorlar:
"Şapka giyen káfirdir. Yakında yine şeriata dönülecektir. Bize kurşun işlemez." İşin acı yanı, Menemen ahalisinden bazıları bunlara alkış tutuyor! ...
Devamını oku |
|
|
|
|
|
Tarih , Pts Kas 26, 2007 9:40 pm gön. Kemalist Türkiye |
 |
ÖZELLEŞTİRME NE İÇİN ?
Özelleştirme konusunda çok kurnazca ve etkili bir kampanya gerçekleştirildi. Özelleştirmeyi adeta sihirli bir değnek gibi görenler, hızla çoğaldı. Pek çok insan, bu konuda adeta sarsılmaz bir itikat sahibi oldu. Özelleştirmeye en az inanıyor görünenler bile "Belki bize uymaz; ama, dünya özelleştirmeyi benimsemiş artık,değişim rüzgârlarının dışında kalamayız" demeye başladılar.
Günlük yaşam içinde nerede bir aksaklık görülse akla özelleştirme gelir oldu. Bankada kuyrukta bekliyorsunuz; bakıyorsunuz, işlerin yavaş yürümesinden sıkılan birisi yakınmaya başlıyor: "üstelik bu banka özel banka !" diye sesini yükseltiyor. Yani, işletmeler özel olunca işlerin hızlanacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Bu konuda daha da ilginç bir gözlemi, bir arkadaşımdan dinlemiştim. Havaalanında içtiği çayı beğenmeyen birisi bağırıyor: "Özelleştireceksin bunların hepsini!". Bir başkası gerçeği acımasızca dillendiriyor: "Buralar çoktan özelleştirildi".
Bütün bunlar kendiliğinden olmadı. Özellikle, 12 Eylül'den bu yana, çok yaygın saflardan kaynaklanan özelleştirme yanlısı bir bombardıman sürdürüldü. Yazılı basının ideolojik açıdan çok değişikmiş gibi görünen türleri, radyo-televizyon kanalları, kimi "solcu"lar dahil, "çağ atlamış" yazarlar, politikacılar ve akla gelebilecek her türlü iletişim araçları, bu bombardımana destek oldular. ...
Devamını oku |
|
|
|
|
 |
| Kimler Çevrimiçi |
|
Toplam 33 kullanıcı çevrimiçi :: 0 Kayıtlı, 1 Gizli ve 32 Misafir
Yok
[ Tüm Liste ]
İzlenme Rekoru: 269 kullanıcı Cum Nis 11, 2008 5:13 am tarihinde. |
| Son Ziyaret |
Bugün toplam 2786 kullanıcı ziyaret etti :: 21 Kayıtlı, 7 Gizli ve 2758 Misafir , geçen saatten beri 345 kullanıcı.
|
| S.U. , Pts May 12, 2008 5:03 pm |
| hülya , Pts May 12, 2008 4:52 pm |
| Sosyalist! , Pts May 12, 2008 4:49 pm |
| mrt01 , Pts May 12, 2008 4:44 pm |
| Kemalist_Bugra , Pts May 12, 2008 4:33 pm |
| ÇIRAK , Pts May 12, 2008 4:30 pm |
| Atatürkçü Bazı Yazarlar |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
| Kamâl ATATÜRK |
Ulu Önder Buyuruyor Ki
|
|
|
|
Takvim
|
 | Mayıs 2008 |  |
| Pt |
Sa |
Çr |
Pr |
Cu |
Cm |
Pz |
| |
|
|
1 |
2 |
3 |
4 |
| 5 |
6 |
7 |
8 |
9 |
10 |
11 |
| 12 |
13 |
14 |
15 |
16 |
17 |
18 |
| 19 |
20 |
21 |
22 |
23 |
24 |
25 |
| 26 |
27 |
28 |
29 |
30 |
31 |
|
|
|
| Yaklaşan Olaylar: |
| Yok |
|
| |